sezinlegez.com

Balkanlar I

Zaman : 20-28 Temmuz 2013
Rota     : Saraybosna»Mostar»Dubrovnik»Split»Zadar»Plitvice Milli Parkı
Bütçe  : 460 € (yeme-içme hariç)
Gezi Detayı
Yapmadan Dönme
Galeri
Video
 
1.Balkanlar Seferi: Ee Buralar Harikaymış!

Plitvice Milli Parkı
Milli parka 5 km. mesafede bulunan, bungalov kiraladığımız Kamp Korona’ya varıyoruz. Özendiğimiz karavanlı gezginlerle, çadırlarla ve tertemiz ahşap bungalovlarla dolu büyük bir arazi kamp alanımız. Ortak tuvaletler, duşlar çok temiz. Gider gitmez hissettiğiniz ilk şey “huzur”.

                                                                                                                                 Kamp Korona


Burada biraz dinlendikten sonra soruşturmalarımız sonucu 20 km. mesafede yüzülecek biryer olduğunu öğreniyoruz ve hemen arabaya atlıyoruz. Tabelalar konusunda biraz sıkıntılı olan yolda, sonunda aradığımız yeri buluyoruz. Yeşillikler arasında yer alan bir dere plajı! Çocukların oynaması için derenin ortasında şişme bir kaydırak, küçük bir büfe, üstü sazlarla kaplı şemsiyeler ve müzik yayınıyla eğlenceli ve kalabalık bir yer. Su çok berrak değil ama çok güzel, denizden bile daha sıcak. Derenin denizden sıcak olması bir Karadeniz’li olarak bana enteresan geliyor, ama kesinlikle tatlı suda yüzdüğünüzü fark ediyorsunuz.

Ertesi sabah yaptığımız sıkı kahvaltıdan sonra Plitvice’ye gidiyoruz. Muhteşem bir doğa bizi bekliyor. Şelalelerin, göllerin ve ormanların yer aldığı parkı gezmek 4-5 saatimizi alıyor. Belli bir noktadan feribotla diğer bir noktaya varıp yürüyüşe oradan devam ediyoruz. İçine atlayıp yüzme isteği uyandıran mavi-yeşil sulara girmek ise kesinlikle yasak. Hırvatistan’daki 8 milli parktan en büyüğü olan Plitvice, 75’i endemik olmak üzere 1200’den fazla bitki türüne sahip ve 1979’da UNESCO tarafından Dünya Doğa Mirası listesine eklenmiş. Hırvatistan denince ilk akla gelen yerlerden biri olan bu milli parkı gezmenizi kesinlikle tavsiye ediyorum.

                                                               Plitvice'nin muhteşem renkleri


Muhteşem bir doğayla tatilimizi sonlandırıyoruz ve ertesi gün İstanbul’a dönüş uçağımıza binmek için 5-6 saatlik uzun bir yolculukla tekrar Saraybosna’ya dönüyoruz.

Bosna-Hersek’te küllerinden yeniden doğmaya çalışan ve nispeten de başarmış bir ülke, Hırvatistan’da ise; güzel sahillerin, denizlerin, doğanın ve tarihin mükemmel bir şekilde bir araya geldiğini görüyoruz. Ayrıca hem Bosnaklar hem de Hırvat'lar gayet sıcakkanlı ve iletişime açık insanlar. Özellikle yaz tatili için çok güzel bir seçenek Dalmaçya kıyıları. Hırvatistan’ın bu kadar güzel olacağını gitmeden düşünmemiştim açıkçası, şimdi ise favori ülkelerim arasında...