sezinlegez.com

Balkanlar II

Zaman : 25 Temmuz-3 Ağustos 2014
Rota     : Belgrad»Kotor»Perast»Budva»Durmutor Milli Parkı»Priştine
Bütçe  : 420 €
Gezi Detayı
Yapmadan Dönme
Galeri
Video
 
2.Balkanlar Seferi: Balkanlar Hayran Bırakmaya Devam Ediyor!

Kotor
Kosova'dan sonra dünyadaki 2. en yeni ülke olan Karadağ'ın başkenti Podgorica'dayız. Uzun tren yolculuğunun üzerine bir de otobüs yolculuğu yapıyoruz ve 3 saat sonunda hedefimiz Kotor'a varıyoruz. Eski kent merkezinin biraz dışında bulunan otobüs terminalinden, eski kenti saran surlara 10-15 dakikalık bir yürüyüşle varıyoruz. Toplamda üç tane girişi olan suriçi yerleşime, ana giriş olan Sea Gate/West Gate'den giriyoruz. İçeri girer girmez "İşte bu!" diyorum. Taş binalar, dar sokaklar, küçük meydanlarla bir ortaçağ kale şehri. Dubrovnik ve Split'e çok benziyor Kotor, ama onlardan çok daha küçük.

 

                                      Kotor'a adım attığınızda karşılaştığınız ilk manzara


Birkaç hafta önce benzer bir gezi yapan Hint arkadaşım Su'dan aldığım tavsiye üzerine rezervasyon yaptırdığım Old Town Hostel'i dar sokaklarda dolanarak buluyoruz. 13. yüzyılda yapılmış taş bir bina hostelimiz. Oldukça bakımlı, temiz ve güzel hostel'de gezgin trafiği çok fazla ama hostel ruhunu yakalamış sahibi Marco herkesle ilgileniyor. Kalmanızı kesinlikle tavsiye edeceğim bir yer...

                                                                     Old Town Hostel'in lobisi


Sarp, yüksek bir dağın eteğinde, Kotor körfezinin kıyısında kurulmuş şehir. Avrupa'daki en güzel körfez olarak nitelendirilen Kotor körfezi, Kotor ve Perast yerleşimleri de dahil olmak üzere tamamen UNESCO Dünya Mirası olarak ilan edilmiş. Küçük meydanları birbirine bağlayan dar, taş sokaklarında kaybolup bir şekilde kendinizi yine başladığınız meydancıkta bulacağınız, sokak müzisyenlerinin keman melodileri eşliğinde keyifle zaman geçireceğiniz çok farklı bir atmosfer sunuyor Kotor. Suriçinden çıkıp sahil kısmında da güzel vakit geçirilebilecek, oldukça hareketli bir yer. Gündüz Kotor körfezi manzarasını büyük ölçüde kapatan cruise gemileri pek eksik olmuyor. Akşam ise günübirlik turlarla gelip şehri gezen turistlerden arınıyor Kotor ve daha sakin oluyor sokaklar.

                                                    Kaleye çıkış yolunda merdivenler ve kent


Gündüz; yamacına kurulduğu dağın peyzajında kaybolan fakat dikkatli gözlerden kaçmayan, akşam ise yapılan aydınlatma ile görmemenin imkansız olduğu surlar, yerleşimde yapılabilecek başka bir aktivite daha sunuyor. 1350 basamakla şehirden 4.5 km yükseğe çıkıp muhteşem bir Kotor ve körfez manzarasına ulaşabilirsiniz. Bu zorlu parkurda yarı yolda bulunan 1518 tarihinde yapılmış Church of Our Lady of Remedy kilisesi iyi bir dinlenme noktası oluyor. 1-2 saat süren tırmanış sonrası en tepe noktada yer alan St. John kalesine ulaşınca tüm o yorgunluğa değecek bir manzarayla karşı karşıya kalıyorsunuz.

İhtiyacınız olması halinde kullanabileceğiniz bir alışveriş merkezi bulunmakta eski kent merkezinin kuzey çıkışının olduğu yerde. Sabahları ana girişin hemen yanında yer alan halk pazarı ise bizim taze kahvaltılıklar alıp hostelimizde adeta türk havası estirerek yaptığımız kahvaltıların kaynağı oluyor.

Karadağ'da para birimi olarak euro kullanılıyor. Belgrad sonrası elimizde kalan sırp dinarlarını bozdurmak için suriçinde yer alan bankalara gidiyoruz ama sadece bir tanesi sırp dinarını euroya çeviriyormuş. Ana girişin bulunduğu meydan olan Oruzja meydanında yer alan Komercijalna Bank'ta sırp dinarlarınızı euro'ya çevirebilirsiniz.

Günübirlik yaptığımız Durmitor turunu ve 1 gün Budva'da kaldığımızı saymazsak gezimizin bundan sonraki 5 gününü Kotor'da kalıp civar yerlere günübirlik giderek geçiriyoruz.