Kaçkarlar Zirve Yolunda Son Durak Kavrun Yaylası

Ayder'den kıvrıla kıvrıla yukarı çıkan toprak yoldan yaklaşık 1 saat devam ettikten sonra Kaçkarlar'ın en büyük ve en yüksek yaylalarından biri olan Kavrun'a varıyoruz. Varış şeklimiz; konforun ve güvenliğin taban, eğlencenin ise tavan yaptığı, kamyonet kasasında yolculuk! Karadeniz köylerinde ve yaylalarında gerek zorunluluktan gerekse eğlencesine, bizim gibi araçlarının kasasında kısa seyahatler yapanları görmeniz kuvvetle muhtemel. Kiraladığımız aracın içerisinde yer olmasına rağmen kasaya, sırt çantalarımız ve kamp eşyalarımızın yanına atıyoruz kendimizi. 360° Kaçkarlar manzarasıyla püfür püfür yolculuğumuzda biz çok eğlenirken, yol boyunca arkamıza denk gelen araçlardaki yolcuları da eğlendirmeyi ihmal etmiyoruz. İşin komik kısmı; özel bir çaba sarf etmeden sadece oradaki varlığımız bile özellikle tur araçlarındaki yolculara neşe kaynağı oluyor, el sallıyorlar, fotoğraf çekiyorlar... Yoğun araç trafiğinde tesadüfen hemen arkamıza denk gelen arkadaşlarımızın araçlarından çektiği aşağıdaki fotoğraf elimize ulaşınca, insanların tepkileri daha bir anlam kazanıyor:)

Yol boyunca insanların gördüğü ve benim gördüğüm:)

Deniz seviyesinden 2300 metre yüksekteki Kavrun Yaylası; Aşağı ve Yukarı Kavrun olarak iki bölüme ayrılıyor. Kaçkarlar'a kuzey zirve rotasında, araçla ulaşılan son nokta olan Kavrun, dağcıların ana kamp noktası gibi. Yayladaki konaklama ve yeme-içme için tek seçenek Şahin Pansiyon. Pek çok dağcılık klubünün flamalarıyla dolu pansiyonun ne kadar uğrak bir yer olduğu anlaşılıyor. Şahin Pansiyon, bizim de ana kampımız oluyor. Binanın hemen arkasında, vadi manzarasına hakim, sakin bir noktada çadır atıyoruz. Bizi karşılayan sisli hava, akşama doğru iyice serinliyor. Aylardan temmuz ama bana mısın demiyor 2300 metrede! Bu noktada tekrarlıyorum ki; yaz kış demeden soğuğa hazırlıklı gidilmesi gerek tüm Kaçkar yaylalarına.

2 gün boyunca vadi manzaralı evimiz.

Geniş bir vadi ve bu vadinin iki yakasına da üst üste dizilmiş kutu gibi duran evlerle, yoğun nüfuslu bir yayla tablosu çiziyor Kavrun. Etrafta bir tek ağacın bile bulunmadığı yaylada evler; tek katlı ve genelde yapı malzemesi olarak taş kullanılmış. Doğal koşulların mimariyi nasıl etkilediğini ve şekillendirdiğini bir kere daha gösteriyor Kavrun Yaylası. Ağacın bol olmasıyla ahşabın genel yapı malzemesi olarak kullanıldığı Doğu Karadeniz evlerinin yerini yaylada taş evler alıyor.

Panaromik Kavrun Yaylası manzarası.

Kavrun'dan 5-6 saatlik bir tırmanışla Kaçkarların zirvesine kuzey rotasından ulaşabilirsiniz. Veya bizim gibi; dağcılık konusunda pek iddialı değilseniz birkaç saatlik yürüyüş ile muhteşem bir doğa manzarası eşliğinde, Kaçkarlar zirvesini bir tablo gibi izleyebileceğiniz buzul gölü Gelgelan'a ulaşabilirsiniz.

Masal diyarında zirveye doğru yürüyüş.

Kaçkarlar'ın milli park ilan edilmesinde önemli bir rolü bulunan buzul gölleri; yaklaşık 10,000 yıl önce eriyen buzullar sebebiyle oluşmaya başlayan coğrafik çöküntülerin eriyen minareller, çökeltiler ve su ile dolmasıyla oluşmakta. Yani önümüzde muhteşem manzarasıyla uzanan Gelgelan Buzul Gölü'nün, zihnin sınırlarını zorlayan bir geçmişi de bulunuyor! Göl; temmuzda bile ayağınızı sadece kısa bir süreliğine içinde tutabileceğiniz kadar soğuk. Kendine güvenenler göle girmeyi deneyebilir ama biz almadık:) Gölün arkasında yükselen ve göle yansıyan; karın eksik olmadığı, sivri, kayalık zirvesiyle ihtişamlı Kaçkarlar, ürkmeyle karışık bir hayranlık uyandırıyor.

Buzul gölü Gelgelan'a Kaçkarlar zirvesi fon oluşturuyor.

Bu manzaranın, temiz havanın ve güneşin tadını çıkarttıktan sonra dönüşümüzü de hesaba katarak Kavrun'a doğru yola koyuluyoruz. Bizim liderimiz, o coğrafyayı çok iyi bilen ve profesyonel bir dağcı olan arkadaşımız Burak'tı o yüzden hiçbir tedirginlik yaşamadık. Coğrafya hakkında fazla bilginiz yoksa bu tarz doğa yürüyüşleri ve zirve yapmak konusunda temkinli olmanızı tavsiye ederim çünkü doğada kaybolmak bilmeyenler için çok basit ve olası.

Kaçkarlar'da soluklanmak böyle bir şey...

Uzun yürüyüşten sonra akşam soluğu Şahin Pansiyon'da alıyoruz tabii ki. Gece yapılacak çok seçenek sunmuyor Kavrun Yaylası. Bol oksijenli, az basınçlı havanın da etkisiyle erkenden uykunuz geliyor zaten. Buz gibi havada çadırlarımızda geceyi geçiriyoruz ve tabii ki ertesi gün erken başlıyor yaylada. Kalkıp kahvaltımızı yaptıktan sonra bizim kısacık Kavrun Yaylası ziyaretimizin maalesef sonuna gelmiş bulunuyoruz. Çadırları, çantaları toparlayıp pansiyonun önünde Ayder'e gidecek minibüsü bekliyoruz. Toprak yolda sallanarak giderken arkamızda vadiyi bırakıyoruz ama manzaralar, deneyimler ve hisler bundan sonra hep bizimle olacak.

Kavrun Yaylası macerası da son buluyor güzel anılar ve manzaralar katarak.
 
Yaylaların Kaderini Değiştirecek Sorun; Yeşil Yol Projesi
Bu bölgenin ve doğal zenginliklerinin kaderini değiştirecek bir mevzudan da bahsetmeden geçmemek gerek kanısındayım. Malumunuz; Yeşil Yol Projesi. Bölgedeki turizm faaliyetlerini arttırmak gerekçesiyle; Samsun, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize ve Artvin olmak üzere 8 tane ilin önemli yaylaları karayolları ile birbirine bağlanmak isteniyor. Kavrun Yaylası da bu soru işaretleriyle dolu projenin hedeflerinden biri. İronik bir şekilde projenin adı "yeşil" olmasına rağmen ekolojik kaygılarla alakası olmayan, aksine rant kaygılarının şekillendirdiği Yeşil Yol'a yerel halkın büyük tepkisi olmuştu. Eminim ki siz de televizyonlarda ve gazetelerde geniş yer tutan haberleri görmüşsünüzdür; iş makinelerinin önüne atlayan ve bilge bir köylü olarak sistemi sorgulayan Havva Nine'yi... Halkın protestoları yasal süreçle de desteklendi. Doğa lehine kararlar görmezden gelindi, insanlar kendi topraklarında hırpalandı... Hukuk savaşında 14.01.2016 tarihli son karar yürütmeyi durdurma. Son haberler güzel ama uygulanır mı uygulanmaz mı bu bir muamma tabii ki. Ranta, göz kırpmadan feda edilebilen bu zenginlikleri ve gelecek nesillerin emanetini savunan güzel insanlarımız, modern kahramanlarımız var. Kara pelerinli değil ama bazen kara lastik ayakkabılı, kocaman yürekli... Bu mevzuyla ilgili daha çok bilgi okumak isterseniz Fırtına İnisiyatifi'nin sayfasında bolca detaylı bilgiye ulaşabilir ve bu süreçte yaşananlara dolaylı olarak tanıklık edebilirsiniz.
Muhtelif zamanlarda, muhtelif insanlarla gerçekleşen Karadeniz ziyaretlerimden derlenmiş, paket yapılmış bilgilerle karşı karşıyasınız. Zamanla bu yazı dizisine yeni yaylalar da dahil olacaktır. Takipte olun:)
Şimdilik bahsedeceğim yaylalar; Gito Yaylası»Pokut Yaylası»Sal Yaylası»Ayder Yaylası»Kavrun Yaylası

* Güneşin doğuşunu izle!
* Gece yıldızlarla kaplı gökyüzünü izle!
* Muhlama ye!
* Tulum sesini takip edip tanımadığın insanlarla el ele, omuz omuza halay çek!


Önceki Yazı

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğüm Diğer Yazılar

X

Facebook Sayfamızı Beğenin!

facebook.com/sezinlegez