Tarihi, Modern Mimarisi ve Alternatif Kültürüyle Yaşayan Şehir Berlin

Almanya'ya daha önce gitmiştim ama birçok kişiden Berlin'in çok farklı ve güzel olduğunu da şıkça duymuştum. Bu sebeple Berlin gidilecek yerler listemdeydi uzun zamandır. Şubat ayının sonunda 3-4 günlük Viyana gezim için aldığım 3 aylık Schengen vizem varken ve 19 mayıs tatili yaklaşıyorken Berlin'i görülecek yerler listemden çıkarmanın zamanı gelmiştir diyorum. İki gün izin alarak beş günlük bir Berlin gezi planı yapıyorum. Vizeyi dibine kadar kullanmak bu olsa gerek; vizemin bitiş tarihi 20 Mayıs ve benim dönüş biletimin tarihi 19 Mayıs. Ama ne gidişte ne de dönüşte kimse bunu dert edip soru sormuyor bile.

Branderburger kapısı önünde Berlin kadrosu; Şafak, bendeniz ve Toño.

Gezi tarihi belli olunca oradaki arkadaşlarıma "ben geliyorum!" haberini iletiyorum hemen. Valensiya'daki yakın arkadaşımdan biri olan yarı Meksikalı yarı İspanyol 
Toño kısa bir süre önce Valencia'dan Berlin'e taşınmıştı. Yine Valencia'dan tanıdığım yetenekli meslektaşım Şafak da Hamburg'da çalışmaya başlamıştı. Hafta sonu Şafak'ın Hamburg'tan Berlin'e beni görmeye geleceği haberiyle; yeni bir yer görmenin heyecanına, sevdiğim insanlarla uzun bir aradan sonra tekrar bir araya gelmenin sevinci de ekleniyor! Haftaiçi Toño çalışıyorken benim yaptığım tipik turistik gezmeleri ve hafta sonu onun rehberliğinde; belki de benim hiç gitmeyeceğim çok güzel alternatif yerleri kapsayan Berlin gezim başlıyor!

Renkli şehir Berlin.

Tarih meraklıları, modern mimari meraklıları, sokak sanatı ve alternatif kültür meraklıları... Herkesin kendine göre bir şeyler bulabileceği bir şehir Berlin. Sanatın, müzelerden sokaklara taştığı şehir; birçok katmanı, kültürü ve zamanı barındırıyor. 20.yüzyılın dramatik olaylarına sahne olmuş bir yerde geçmişi düşünürken bir anda 21.yüzyılın modern yüzüyle karşılaşıp tekrar bulunduğunuz zamana dönebiliyorsunuz. Bir zamanlar Hitler tiranlığının başkentiyken, şimdi özgürlüklerin ve kabul edişin simgesi bence kent. Tarihte yaşanan kötü olayların üzerini örtüp yola devam etmeyi değil, tam tersini seçmiş Berlin. Olaylara sahne olan birçok mekan korunup müzeye dönüştürülmüş, anıtlar yapılmış...

Berlin, modern mimari örnekleriyle mimarlar için adeta cennet.

Berlin mimarlar için adeta bir cennet. Dergilerde gördüğünüz, ödevlerde araştırıp sunumlar yaptığınız birçok modern mimari örneklerini kendi gözlerinizle görebileceğiniz, mekanları tüm duyularınızla algılayabileceğiniz bir yer. Hatta bir sokağa girdiğinizde karşınıza aniden bir bina çıkıp"aa!bu binada mı Berlin'deydi!" diye tepki vermeniz de çok mümkün. Modern mimarinin yanında, kentin neredeyse %40'ını kaplayan göller, nehirler, parklar ve ağaçlık alanlarla Berlin; Avrupa'nın en yeşil metropolü. Hemen şehir merkezinde yer alan ve 1742'den beri kamusal park olarak kullanılan 207 hektarlık Tiergarten Parkı Berlin'in en büyük yeşil alanı.

Berlin'de Gezilecek Yerler
Reichstag Parlamento Binası: 1894 yılında inşa edilen bina, Almanya parlamentosunun merkezi. 1933 yılındaki yangın ve II.Dünya Savaşı şimdiye kadar atlattığı mühim badireler. 1993'te İngiliz mimar Norman Foster tarafından tasarlanan devasa büyüklükteki cam kubbesi çağdaş Alman hükümetinin gizlilikten uzak tutumunu temsil ediyor. Kubbenin içini saran iki spiral rampa ile bu kubbenin tepesine kadar çıkabilir ve harika bir panaromik Berlin manzarasına ulaşabilirsiniz. Çok ilgi gören bu yapıya daha kolay girmek ve kuyrukta uzun süre beklememek için internet üzerinden de randevu alabilirsiniz. Binaya ziyaret talebinizi bu sayfadan yapabilirsiniz.

Parlamento binasının cam kubbesi.

Brandenburger Tor: Berlin'in simgesi denebilir. Bir zamanların askeri geçit törenlerine ve kortejlerine sahne olan Brandenburg Kapısı. Önünde fotoğraf çektirmeden Berlin gezinizi tamamlamayın:)
Checkpoint Charlie: Doğu ve Batı Almanya arasındaki meşhur geçiş noktası. Yolun kenarlarındaki müzelerin dışında, temsili Amerikan askerlerinin önünde beklediği bir kulübe de bulunuyor. Bu askerlerle küçük bir ücret karşılığı fotoğraf çektirebilirsiniz.

Temsili Amerikan askerleriyle tarihi kontrol noktası.

Yahudi Müzesi: 2000 yıllık Alman Yahudileri adına adanmış müze iki binadan oluşuyor; 18.yüzyılda inşa edilmiş bir mahkeme binası ve 1999 yılında ünlü Amerikan mimar Daniel Libeskind tarafından yapılmış olan oldukça farklı modern ek bina. Algılarınızla oynayan bu farklı binanın en dikkat çekici kısmı ise 24 metre yükseklikliğindeki beton kule. Soykırım kulesi olarak adlandırılan bu salon; tamamen sessiz, soğuk ve sadece tepedeki küçük ışıklıktan süzülen ışıkla aydınlatılıyor. Kendinizi biraz garip ve rahatsız hissettiriyor. Müzenin arkasında çok keyifli ve büyük bir bahçe bulunuyor. Keyifle zaman geçirebileceğiniz, soğuk "Berliner" biranızı yudumlayabileceğiniz bir yer. Müzenin arka bahçesi müzede yaşadığınız duygulara inat çok mutlu, huzurlu bir dinlenme mekanı sunuyor.

Sıra dışı müze binasından kesitler ve müze binalarının maketi.

Berlin Duvarı: 1961'de Doğu Berlin'in komünist düzeninden ve düşük yaşam standartlarından memnun olmayanların Batı Berlin'e kaçışını engellemek için örülen ve 1989'da yıkılan duvar. Üzerindeki tel örgülerle yüksekliği 4 metreyi bulan,43 km uzunluğundaki bu duvarın bazı kısımları anıt amacıyla bırakılmış. Duvar parçaları şehrin bazı bölgelelerinde sergilenir şekilde karşınıza çıkabilir veya duvarın bulunduğu hat boyunca yerdeki işaretler gözünüze çarpabilir.

Berlin duvarı boyunca yapılmış duvar resimlerinden örnekler.

United Buddy Bears: İnsanların barış içerisinde uyumlu bir şekilde yaşamasını desteklemek için yapılan bir sanat projesi. Birleşmiş Milletler tarafından tanınmış ülkeleri temsil eden 2 metre boyunda 140 tane ayı heykelinden oluşan sergi; ilk defa 2002'de Berlin'de yapılmış ve sonrasında dünyanın çeşitli ülkelerini gezmiş (2004-2005 tarihinde de İstanbul'daymış). Berlin'in çeşitli yerlerinde üzerleri değişik şekilde boyanmış ayı heykelleri ile karşılaşabilirsiniz.

U-Bahn metroda karşılaştığımız ayı konsepte gayet uygun!

Soykırım Anıtı: Avrupa'da katledilmiş Yahudiler anısına, yine ünlü bir mimar olan Peter Eisenman tarafından tasarlanan ve 2005'te tamamlanan anıt; 19000m²'lik alanı kaplayan 2711 adet farklı uzunluklardaki beton bloklardan oluşuyor. Yılda yaklaşık yarım milyon ziyaretçisi olan bu anıtın alt kısmında bir de sergi ve bilgi merkezi bulunuyor. Berlin'in çok hareketli ve modern bir yerinde aniden beliren ve dalgalanan zemin boyunca gittikçe yükselen beton bloklar arasında gezerken gitgide seslerden, insanlardan, hayattan izole oluyorsunuz.

Beton bloklardan oluşan soykırım anıtı.

DZ Bank: Yine çok meşhur bir mimarın projesi. Brandenburg Kapısı'nın önündeki büyük meydanın etrafında sıralanan binalardan biri. Dışarıdan çok özellikli görünmüyor ama binanın iç avlusunda bulunan amorf şekliyle tipik bir Frank Gehry tasarıımı olan konferans salonu görmeye değer. Banka binasının lobisindeki salon "beni Frank Gehry tasarladı!" diye bağırıyor.

Banka binasının lobisindeki salon, tipik bir Frank Gehry tasarımı.

Alternatif Berlin Mekanları ve Yeme-İçme Rehberi
Şimdi gelelim pek de turistik olmayan, Berlin'de yaşayanların önerileriyle daha da güzelleşen alternatif Berlin önerilerime.
Rosenthaler Straße 39: Grafitilerle dolu bir pasaj. Etiketlerle ve çizimlerle dolu merdivenlerden yukarı çıktığınızda; çizimler, fotoğraflar, tasarım ürünleri gibi eğlenceli şeylerin satıldığı bir dükkanda bulabilirsiniz kendinizi.

İşte kafamdaki Berlin imgesiyle eşleşen mekan Rosenthaler strabe.

Clärchens Ballhaus:
 Mitte bölgesinde yer alan bu eski dans mekanı, 1.Dünya Savaşı'ndan hemen önce 1913'te açılmış. Günümüzde özel dans veya yemek etkinliklerinin yapıldığı tarihi balo salonunda pazarları caz konserleri de yapılmakta.
Mauerpark: Pazarları kurulan büyük bit pazarı oldukça ilgi çekici. Güzel havalarda hafta sonları kalabalık olan parkta sakin, keyifli zaman geçirebilirsiniz.
Tempelhofer Park: 2008'de kapatılan eski havaalanı kamusal parka ve rekreasyon alanına dönüştürülmüş. 386 hektarlık kamusal açık alanda bisiklet ve kaykay yolları, barbekü alanları, piknik alanları ve çeşitli aktivitelerle farklı bir haftasonu geçirilebilir.
Frollein Langner: Tempelhofer'den sonra bir bara gitmek isterseniz yakınlardaki bu güzel mekanı düşünebilirsiniz.
Tiergartenquelle: Hem atmosferiyle hem de yemekleriyle size Almanya'da olduğunuzu hissettirecek bir restoran. Yemekten sonra karşısındaki bira bahçesine de uğramak gerekir.

Tiergartenquelle tam bir Alman restoranı/barı.

Burgermeister: Çok meşhur, önünde uzun kuyruklar oluşan bir sokak yemeği mekanı. Türk mahallesi olarak da anılan Kreuzberg bölgesinde bulunan bu yolüstü burgercı, eskiden tuvalet kabini olarak kullanılan küçük bir yapıda sabahın erken saatlerine kadar servis yapıyor.
Humboldt Üniversitesi Kütüphanesi: Mimarlara veya modern mimari düşkünlerine özel önerim:) Üniversite binasının en üst katındaki kütüphaneye göz atmanızı tavsiye ederim. Girişte kimse bir şey sormuyor, oldukça kolay ulaşımı.

Sessizliğin fotoğrafını çektim:)

Kreuzberg: 70'lerde Berlin'in en fakir bölgesi olan ve genellikle göçmenlerin, işçilerin yaşadığı bölge günümüzde alternatif veya karşı kültürün merkezi. Kesinlikle gidilip zaman geçirilmesi, farklı mekanlarda bulunulması gereken bir yer bence. Benim Berlin'e gitmeden önce kafamdaki Berlin imajıyla örtüşen, işte aradığım/beklediğim tam da buydu dediğim bir bölge. Aşağıda sıralayacağım bütün mekanlar, yerler Kreuzberg'de bulunuyor.

Nehir kıyısındaki bu mekan çok hoş duruyor değil mi?

Markthalle Neun: Restore edilmiş 120 yıllık bir pazar yeri/market. Özellikle perşembe öğleden sonra veya akşamları sokak yemeği yemek için ideal bir yer. Çok çeşitli yemek ve içeceğin olduğu çok hoş bir ortam. Daha fazla bilgi isteyenler buraya göz atabilir.

Markthalle Neun hem çok orjinal hem de popüler bir mekan.

Vögelchen Cafe Bar: Bir köşede duran gardolabın içinden bodrumdaki küçük parti mekanına girişin olduğu çok hoş bir bar. Tuvaletlerin yanında yer alan daktilolu odacığa uğramayı unutmayın belki ilham gelir bir şeyler yazarsınız:)

Alternatif bir Berlin mekanı Vögelchen Bar.

Club Der Visionaere: Eğlence mekanlarına dönüştürülmüş nehir kıyısındaki eski bir fabrika bölgesi. Güneşli bir mayıs gününde bile çok kalabalık ve keyifli bir mekandı, yazın oralar nasıl olur düşünebiliyorum! Nehirde demirli duran bar görevi gören gemi ise çok keyifli.

Açık havada barbekü, içecek ve nehir manzarası!

Badeschiff: Aynı bölgede bulunan nehir kıyısındaki havuzun yazın çok havalı bir mekan olduğu kesin!

Bir önceki fotoğraftaki kalabalığın gördüğü manzara.

Bu güzel manzarada beş günlük Berlin gezimi sonlandırıyorum. Berlin, beklentilerimi karşılayan dinamik, sanatla, tarihle ve modern mimari örnekleriyle dolu yaşayan bir şehir. Almanya'nın başka şehirlerini görmüş olsanız bile özellikle Berlin'e bir gezi düzenlemenizi tavsiye ederim çünkü Berlin bir başka!

Zaman:
15-19 Mayıs 2014

Rota:
İstanbul 
» Berlin » İstanbul

Kadro:
Ben, şahsen, bizzat kendim:)

Ulaşım:
Uçak (Pegasus ile İstanbul'dan direkt Berlin uçuşu 320 tl)

Masraf:
Arkadaşımda kaldığım için otel masrafı olmaksızın yaklaşık 200

Perlemento binası Reichstag'ın cam kubbesinden panaromik Berlin manzarasını izle!
Brandenburg kapısı önünde fotoğraf çektir!
Checkpoint Charlie'deki açık hava sergilerini ve Müzeleri gez!

Yahudi müzesine git!
Renkli grafitilerle dolu Berlin duvarı boyunca gez!
Şehrin merkezindeki soykırım anıtının beton blokları arasında şehirden soyutlan!
Günümüz mimarlık dünyasının en bilinen mimarlarının yapılarını gör!
Pazar günü Mauerpark'a git!
Kreuzberg bölgesinde gez, dolaş, eğlen!


İlginizi Çekebileceğini Düşündüğüm Diğer Yazılar

X

Facebook Sayfamızı Beğenin!

facebook.com/sezinlegez