Turkuaz Deniz ve Beyaz Kumlar Diyarı Kendwa Plajı

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra Stone Town'dan ayrılma zamanı geliyor. Önceki gün sokakta gezerken yolcu kapma amacıyla uzaktan laf atıp yanımıza gelen taksiciyle espriyle karışık yaptığımız pazarlıkta 20$'a anlaşmıştık ve kaldığımız otelden bizi almasını söylemiştik. Bu sabah tam da konuştuğumuz saatte otelin önünde bekliyor bizi. Gerek Tanzanya'da gerekse Zanzibar adasında taksiler çok temiz, özenli ve nispeten yeni araçlar. Beyaz, kenarları fırfırlı koltuk kılıflarıyla yine çiçek gibi bir taksi ile karşı karşıyayız bu sabah. İstikamet; adanın kuzeyindeki Kendwa Plajı.

Turkuaz deniz ve beyaz kumlara palmiye ağaçları eşlik ediyor Kendwa'da.

Tüm taksi gezilerinde etrafta akıp giden manzalarda olmazsa olmaz; çoğu zaman kafasının üstünde kocaman yüklerle, ama istisnasız rengarenk kıyafetlerle yolda yürüyen insanlar. Birbirine yakın yerleşimler arasında yürümek en ekonomik ve en yaygın ulaşım şekli sanırım. Stone Town'dan Kendwa'ya giderken de bu manzaralar eksik olmuyor taksi camından. Küçük yerleşimler, tek katlı evler, sokakta oynayan çocuklar, bisikletle gezenler, bazen de el arabası içinde şekerleme yapanlar... Tenlerindeki siyahlığın aksine, hayatları çok renkli Afrikalıların ve mutlu da! Tüm bu yoksulluğa rağmen, özenilecek bir mutluluk hali var insanlarda.

Kendwa Rocks Otel'in bizi karşılayan manzarası.

Yaklaşık 55 km'lik yolu; tek şerit, asfalt anayol ve sonrasındaki toprak arayol sayesinde bir buçuk saatte alıyoruz. Toprak yol boyunca otellerin yüksek bahçe duvarlarında yer alan adlarını okuyoruz ve sonunda rezervasyonumuzu aylar öncesinden yaptırdığımız Kendwa Rocks beliriyor. Palmiye ağaçları ve beyaz kumlar eşliğinde bizi bekleyen bungalovlarımıza ulaşınca içine dahil olacağımız atmosfer karşısında mutluluktan uçmuş durumdayız. İçinde banyosu bulunan tek göz minik evlerimiz yan yana ve önünde kocaman, keyifli bir veranda bulunuyor. Çantalarımızı odaya atıp verandamızda hoşgeldin şampanyası niyetine bir hindistan cevizi kestikten sonra bizi çağıran beyaz kumlara ve turkuaz sulara koşuyoruz.

Odalarımızın verandası.

Plaj, miskinlik yapmak için yaratılmış gibi:) Plajda ilk göze çarpan; kocaman, palmiye yapraklarıyla kaplı dik çatısıyla restoran yapısı oluyor. Palmiye yapraklarından yapılmış şemsiyeler ve onların altındaki yataklar, şezlonglar veya kayıklar kumsala serpilmiş, güneşin tadını çıkaracak miskinleri bekliyor. Biz de günlerce yaptığımız koşturmaca ve yoğun tempolu geziden sonra hak ettiğimiz miskinliğe teslim ediyoruz kendimizi.

Palmiye yapraklarıyla kaplı dik çatılar adada oldukça tipik.

Plaj boyunca yan yana oteller dizili ve hepsinin kendisine ait plajı bulunuyor. Bu özel plajlardan sonra da tüm halkın kullanımına açık plaj ve sonrasında turkuaz rengi Hint Okyanusu! Otellerin plajlarını, genel plajdan ayıran hayali sınırda; küçük bir kulübede asayişten sorumlu üniformalı özel güvenlik görevlileri de bulunuyor.

Kendwa Plajı.

Miskinliğe çok alışık olmayan bünye bir zaman sonra "hadi sahil boyu gezeyim!" diyor ve takıyor beni peşine. Manzara ve renkler harika; yeşil palmiye ağaçları, beyaz incecik kumlar ve turkuaz su! Bu manzara eşliğinde gezerken sahilde oturan iki kızla göz göze geliyoruz ve sıcak bir gülümsemeyle selam verirken kalkıp yanıma geliyorlar. İnsanlar o kadar sıcak, samimi ve iletişime açık ki gözlerinden bile okunuyor bu durum.

Pek sıcak Zanzibar'lı gençler Nour, Atiye ve Jaden.

Lise öğrencisi Nour ve Atiye ile konuşmaya başlıyorum. İngilizce kursundaki öğrenciler olarak öğretmenleriyle beraber o gün Kendwa'ya turistlerle konuşmaya, pratik yapmaya gelmişler. Onlarla konuşurken yanımıza  Jaden geliyor ve hem benle hem de kızlarla tanışıp muhabbete dahil oluyor. Beraber sahil boyu yürümeye devam ediyoruz. Hatta kadroya Jaden'in küçük kardeşi dünyalar tatlısı İsmail de dahil oluyor. Benim nereden geldiğimi, ne yaptığımı merak ediyorlar. "Meslek seçimi kaygısındaki liseli" olmak evrensel bir durum sanırım; ülkemdeki düzeni anlatıp sorularına cevap vermeye çalışıyorum, ben de onların hayatlarını merak edip sorular soruyorum...

Çocukların güzelliğini anlatmak imkansız.

Nerede olduğunu bile bilmedikleri bir ülkeden gelen "mzungi"ler (beyaz adam) çok ilginç olmalı ki arkadaşlarımla da tanışmak istiyorlar. Ee o zaman hadi tembellik yaptığımız plajımıza gidelim de sizi arkadaşlarımla tanıştırayım diyerek takıyorum peşime gençleri. Sezlonglara varıp arkama döndüğümde tereddütle dışarda durduklarını görüyorum. "Ee hadi gelsenize!" dediğimde işaret ettikleri güvenlik görevlisi çoktan hareketlenmiş bile. Yanlarına gidince anlıyorum ki dışardan gelenlerin plaja girmesi yasakmış. Karşılaştıkları bu gereksiz duruma üzülüyorum ama önümüzde uzayıp giden bembeyaz bir kumsal var; kimin girip kimin giremeyeceğini söyleyen birilerinin olmadığı! Arkadaşımı da alıp yanlarına gidiyoruz ve muhabbet kaldığı yerden devam ediyor. Bizi arkadaş gruplarıyla ve öğretmenleriyle de tanıştırmak istediklerini söyleyince gençleri kırmıyoruz. 10-15 kişilik grupta herkesin gözlerinin içi parlıyor ve kocaman, içten gülüyorlar. Karşılaştığımız ilgi karşısında şaşkına dönmemek imkansız. Küçük bir kız yürürken elimi hiç bırakmıyor, ona yüzme öğretmemi istiyor, fotoğraf çekinirken sokulup sarılıyor. Kızlar hayran bakışlarla ne kadar samimi ve güzel olduğumuzu, ne kadar güzel güldüğümüzü söylüyorlar ama farkında değiller ki asıl güzel olan kendileri!

Karşılaştığı ilgi karşısında şaşkına dönen mzungi Sezin:)

Gün boyu güneşin ve denizin tadını çıkartıp bir sürü yerel arkadaş edindikten sonra başka bir güzellik daha sunuyor ada bize; muhteşem gün batımı! Renkten renge bürünen gökyüzü eşliğinde turkuaz ufukta güneşin kaybolmasını sahilden izlemek bize yeterli geldi ama yeterli gelmeyenler için başka bir seçenek daha bulunuyor; geleneksel yelkenli teknelerle gün batımı turları. Adanın daha da turistik bu kısmında Stone Town'daki gibi bolca günlük tur seçenekleri bulunuyor.

Gün batımını izlerken bir taraftan da gezi notlarını yazıyorum:)

Akşam yemeği için kumlar üzerine kurulan masalarda yediğimiz leziz yemeklerle mükemmel günü şanına yakışır şekilde bitiriyoruz. Akşam yemekleri için illa kaldığınız yerde yemek yemek zorunda değilsiniz aslında, komşu otellerin restoranında, barında da yemek yiyip içkilerinizi içebilirsiniz. Belki de komşu otelin düzenlediği partiye katılabilirsiniz... Veya sahilde yakılan ateş başında sakin ve keyifli bir gece geçirme seçeneğini de değerlendirebilirsiniz.

Kaldığımız otelin akşam halleri (foto kaynak: kendwarocks.com)

Ertesi gün açık büfe kahvaltımızda her zamanki gibi tabağımızı meyveler süslüyor. Tanzanya'da kahvaltının olmazsa olmazı; muz! Yine önümüzdeki manzaraya karşı bol dinlenmeli, arada plaj voleybolu oynamalı, yüzmeli, yemeli, içmeli keyifli bir gün ve gece geçiriyoruz. Kaldığımız yer Kendwa Rocks düzenlediği dolunay partileri ile meşhur bir yer. Adadaki diğer plajlardan bu parti için gelenler oluyormuş. Dolunay zamanlarında yapılan bu partinin zamanı önceden de belli oluyor. Buradan parti tarihlerini kontrol edip belki de ona göre planlama yapabilirsiniz. Bizim zamanlamamız maalesef dolunaya denk gelmediği için bu çok özel geceye tanıklık edemiyoruz.

Tropik kahvaltının olmazsa olmazı meyveler ve yanında sıtma ilaçlarımız:)

Ertesi güne plaj yürüyüşüyle başlıyoruz. Hedefimiz; adanın tam kuzey ucundaki plaj Nungwi. Bir önceki gün plajda yürürken belli bir yerden sonra yolumu kesen sular artık yok çünkü sabah adada "cezir" yani suların geri çekilmesi durumu yaşanıyor. Tüm adanın etkisi altında olduğu med-cezir; bazen 2,5 metreyi bile bulabiliyormuş ki buna kumsal boyu yürürken tanıklık ediyoruz. Suların geri çekilmesiyle meydana çıkan kayalık zemin suların ne seviyede olduğunu gösterip hayrete düşürüyor.

Suların ne kadar geri çekildiğine sahil yürüyüşümüz boyunca tanıklık ediyoruz.

Üç kilometrelik kumsalı yaklaşık 1 saatlik yürüyüşle tamamlıyoruz ve Kendwa'dan daha kalabalık ve daha fazla yapılaşmanın olduğu Nungwi plajına ulaşıyoruz. Suların geri çekilmesiyle sahilde bir süreliğine rehin kalmış tekneler, kayıklar yan yatmış kurtarıcı sularının geri gelmesini bekliyor, yerel kadınlar ellerinde ağlarla suyun içinde yosun topluyor, kaptanlar tekne turlarına yolcu arıyor, hatta sahilde inekler oturmuş güneşleniyor:) Bu plaj daha bir cümbüş ama biz sakin Kendwa'mızın daha başarılı bir seçim olduğunda hemfikiriz.

Suların geri çekilmesiyle yosun toplayan kadınların mesaisi başlıyor.

Sabah geri çekilen sular öğlen tekrar yükselmeye başlıyor. Biz de sulardan önce geri dönmüş olmak için çok fazla oyalanmadan dönüş yürüyüşüne başlıyoruz. Geç kalmanız durumunda ulaşım seçeneğiniz tekneler; 10-20 dolara Nungwi'den Kendwa plajına kısa sürede ulaşabilirsiniz. Veya sabah yürüyüşüyle geldiğiniz Nungwi'de gün boyu zaman geçirip, gün batımı turuna katılıp sizi Kendwa'da bırakmasını istemek de bir seçenek olabilir.

Suların geri gelmesini bekleyen kayıklar.

Son gecemizde otelin her cumartesi düzenlediği plaj partisine denk geliyoruz. Masalar yine kumsala kurulmuş, aşçılar barbekü yapıyor ve sahnede Stone Town'dan gelen yerel bir grup müzik yapıyor. Birden mutfaktan bir grup aşçı çıkıyor. En öndekinin elinde bir yaş pasta ve arkadakilerin ellerinde tencereler, kepçeler şarkı söyleyerek önümüzden geçip doğum günü olan kişinin masasına gidip dans edip şarkı söylüyorlar. O kadar tatlı ve içtenler ki bu enteresan doğum günü kutlaması karşısında biz bile çok mutlu oluyoruz, doğumgünü olan kişiyi düşünemiyorum bile:)

Kendwa Rocks'ın cumartesi partisi bize güle güle partisi gibi oluyor.

Tanzanya'nın kızıl topraklarında başlayıp, beyaz kumsallarına kadar uzanan, güzel mekanlar ve güzel insanlarla daha da zenginleşen keyifli Tanzanya maceramızın mecburi sonuna gelmiş bulunuyoruz. Ertesi gün sabah taksiyle Stone Town'da havaalanına gidip Dar es Salaam'a uçma planımızda hesaba katmadığımız bir şey oluyor; bayram bitmiş ve o gün pazar. Tıpkı bizdeki gibi bayram tatilinde ailelerinin yanına gidenler geri dönüş yolunda ve biz 1-2 saat sonra gitmek üzere uçak bileti arıyoruz! Tabii ki bulamıyoruz.

Kimi bize yemek yaptı, kimini kıyasıya pazarlıkta terlettik...Güzel insanlardan bazıları.

Küçük havaalanındaki tüm firmalara soruyoruz ama 1 veya 2 tane boş yerleri var ve bilet fiyatları 110$. Gelirken biletleri 48$ aldığımızı düşününce aradaki uçurum ve fırsatçılığın boyutunu düşünün. Etraftaki görevlilere durumu anlatıp saat 5'te Dar es Salaam'dan uçağımız olduğunu ve onu yakalamamız gerektiğini söyleyince özel uçak kiralama seçeneğini değerlendirebileceğimizi söylüyorlar. Özel uçaktan da fiyat alıyoruz; 4 kişilik küçük pervaneli uçak için 500$ fiyat veriyorlar ve seçeneğimiz olmadığı için de ancak 50$'lık bir indirim yapabiliyoruz. Tek seçeneğimiz bu olunca ve diğer bilet fiyatlarıyla hemen hemen aynı miktara gelince fantastik bir olaya girip; uçak kiralıyoruz:)

Pervaneli uçakla bir kez daha okyanus üzerinden geçip veda ediyoruz Zanzibar'a.

İki pilotumuzla beraber 6 kişilik mini minnacık pervaneli uçağımız pek de yeni değil. Heyecan ve korku karışımı garip hislerle havalanıyoruz. Hint Okyanusu'nun turkuaz rengi, küçük küçük evlere ve kızıl topraklara dönüyor son kez, Dar es Salaam'a varıyoruz. Bayram yoğunluğu havaalanında da var, check-in için tahminimizden uzun süre bekliyoruz. Diğer tarifeli uçuşlarla gelseydik belki asıl uçağımızı bile kaçırabilirdik. Hareketli ve biraz da stresli uçağı yakalama işlemi başarıyla tamamlanıyor ve aynı geldiğimiz gibi Doha aktarmalı uçuşumuzla istanbul'a geri dönüyoruz uzun süre silinmeyecek anılarla beraber.

Küçük ama eski olsa da bizi hedefe ulaştıran pervaneli uçak.

Zaman:
01-11 Temmuz 2016

Rota:
İstanbul
» Dar es Salaam»Mikumi Ulusal Parkı»Stone Town»Kendwa Plajı»İstanbul

Kadro:
4 kişi

Ulaşım:
*İstanbul-Dar es Salaam: Uçak (Qatar Airways).
Qatar Airways'den 6 ay önce aldığımız biletlerimiz Doha aktarmalıydı. İstanbul-Doha uçuşu 3 saat, Doha-Dar es Salaam uçuşu ise yaklaşık 7 saat sürdü. Giderken 3 saat, dönüşte ise 8 saatlik bir bekleme süremiz vardı. Qatar Airways'in %40'lık indirim kampanyasına online bilet satış sitesi Turna.com'un kendi indiriminin de eklenmesiyle resmen yarı fiyatına 975 tl'ye biletlerimizi aldık. İlk defa Qatar Airways ile uçtum ve çok memnun kaldım. Uçakları yeni, yemekleri lezzetli, servisleri bol... Kesinlikle tavsiye edilir!

*Dar es Salaam-Mikumi Ulusal Parkı: Safari tur firmasının özel aracı.
Gitmeden önce safari yapacağımız turla anlaştık. Anlaşmamızın içinde bizi Dar es Salaam'daki otelimizden almaları ve dönüşte havaalanına bırakmaları da dahildi.

*Dar es Salaam-Stone Town: Pervaneli uçak (Zan Air).
Zanzibar adasına iki şekilde ulaşılabiliyor; feribot veya pervaneli uçak kullanarak. Biz Tanzanya'ya vardığımızda havaalanından ayrılmadan Zan Air adlı havayolu firmasından biletlerimizi aldık. Bilet sorduğumuz ilk yer 75$ fiyat verdi, başka firmaya da sorduk ve pazarlığımızı yapıp 48$'a aldık biletlerimizi.

*Stone Town-Kendwa Plajı: Özel taksi.
Pazarlık anahtar kelime Tanzanya'da! Adanın kuzeyindeki plaj olan Kendwa'ya yaklaşık 1 saatlik taksi yolculuğu için 20
$'a anlaştık. Hatta dönüş için de konuştuk ve dediğimiz tarihte sabah bizi almaya otele geldi taksici.

*Stone Town-Dar es Salaam: Özel uçak.
Dönüşümüz Ramazan Bayramı'nın son gününe denk geldiği için uçaklarda 4 kişilik yer bulamadık. 48$'a aldığımız geliş biletleri dönüşte 105$ olunca ve 4 kişilik özel uçak kiralama fiyatı 450$ olunca İstanbul'a dönüş uçağımızı kaçırma riskini göze almayıp özel uçak kiraladık. İki pilot ve 4 yolcu kapasiteli küçük pervaneli uçağa da binmiş olduk:)

Konaklama:
Dar es Salaam: Lantana Hotel (1 gece 21
$) Tavsiye edilir!
Stone Town: Zanzibar Hotel (3 gece 105
$) Tavsiye edilir!
Kendwa Plajı: Kendwa Rocks Beach Hotel (4gece 172
$) Tavsiye edilir!

Masraflar:
Vize Ücreti: 50
$ (Havaalanına varınca alabiliyorsunuz)
Seyahat Sigortası: Yok!
Gidiş-Dönüş Uçak Biletleri: 975tl
Dar es Salaam Havaalanı-Otel Taksi: 25
$ (45$'dan başlayan kıyasıya pazarlık sonucu)
Dar es Salaam Konaklama: 21
$ (1 gece)
Safari: 550
$ (Konaklama, kahvaltı, akşam yemeği ve gece safarisi de dahil 2 günlük tur) Rehbere bahşiş vermeyi de eklemeniz gerekebilir. Biz toplamda 50$ bahşiş verdik.
Dar es Salaam-Stone Town Uçak Bileti: 48
$
Stone Town Havaavalnı-Otel Taksi: 5
$
Stone Town Konaklama: 105
$ (3 gece)
Stone Town-Kendwa Plajı Taksi: 20$
Kendwa Plajı Konaklama: 172
$ (Akşam yemekleri ve içeceklerle beraber toplamda 227$)
Kendwa-Stone Town Taksi: 20$
Stone Town-Dar es Salaam Uçak: 112
$

Yemek: Yemek konusunda bir sıkıntı yaşamadık, özellikle Zanzibar adası turistik bir yer olduğu için seçenekler boldu. Bolca deniz mahsülü yemeniz muhtemel:) 10-12$'a doyurucu bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Kendinizi şımartma seçeneğini merak ederseniz; Stone Town'da gayet şık bir otel olan Serena Inn'in denize sıfır terasında şık yemekler ve şarap keyfi bahşişlerle beraber kişi başı 40$'a mal oldu örnek vermek gerekirse.

Extra Harcamalar:
Günlük Turlar: Zanzibar adasında gün boyu veya birkaç saat süren çok çeşitli turlara katılmak mümkün. Bunlar; yunuslarla yüzme, şnorkelle dalış, tüplü dalış, orman turu, baharat turu vb. gibi çeşitlilik gösteriyor. Bu turlar için anahtar tavsiye; pazarlık yapmak! Bizim katıldığımız turlar;

Prison Island: 7$ (Sahildeki kayıkçılarla toplamda 30$'a anlaştık ve yarım saat mesafedeki adaya birkaç saat süren bir tur yapmış olduk. 200 yaşına merdiven dayamış kaplumbağaları besledik, dalgalı denizde yüzdük).

Blue Safari: 60$ ( Kaldığımız oteldeki tur firmasıyla tüm gün süren, geleneksel yelkenli tekneyle küçük adaları, plajları  gezdiğimiz, bolca yüzdüğümüz, şnorkelle daldığımız, bol bol deniz mahsulü yediğimiz bir tur oldu).

Alışveriş: 100$ (Genelde bu kaleme fazla bütçe ayırmam ama Afrika sırf alışveriş yapmak için bile gidilebilecek bir ülke:) Ahşap maskeler, heykeller, takılar... Hepsi içinizdeki alışveriş canavarını tetikliyor.

Uçak biletleri de dahil olmak üzere; konaklama, ulaşım, yeme-içme kişi başı yaklaşık 1800$

Konuya daha da rasyonel yaklaşırsam, tüm gezinin maliyetleri oran olarak şöyle;
%3'ü vize ücreti
%30'u ulaşım masrafları
%32'si safari ücreti
%18'i konaklama ücreti
%7'si yeme-içme
%6'sı extra turlar
%4'ü alışveriş

Görüldüğü gibi geziye incir ağacı diken kalem safari oluyor ama kesinlikle deneyimlenmesi gereken bir tecrübe!

* Daha önce hiç yemediğin tropik meyveleri ye!
* Safari yap!
* Stone Town'un dar sokaklarında kaybolarak gez!
* Yerel insanlarla muhabbet et!
* Prison Island'da 200 yaşındaki kaplumbağaları besle!
* Hint Okyanusu'nda yüz!
* Stone Town'da eski köle pazarına git!
* Blue Safari yap!
* Şnorkelle dal!
* Forodhani Bahçesi'ndeki akşam yemek pazarına git!


Önceki Yazı

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğüm Diğer Yazılar

X

Facebook Sayfamızı Beğenin!

facebook.com/sezinlegez