Deri Atölyelerinin Şehri Fes

Ouzoud'dan sonraki durağımız olan Fes'e gidiş yolumuz; tek şerit ve yer yer toprak yola dönüştüğü için 5 saat kadar sürüyor. Fes'e ulaştığımızda çoktan akşam olmuş ve eski kent kapıları kapanmıştı. Kalacak yer için eski kent merkezi "medina"nın dışında bulunan otellere sırayla soruyoruz fakat hiçbirinde yer bulamıyoruz. Sonunda "riad" denilen; bir iç avlunun etrafında odaların dizildiği, genellikle iki katlı olan, tipik evlerden birinde iki tane oda buluyoruz. Fakat burayı hayatımda kaldığım en kötü yer olarak tanımlayabilirim. Gezide, yanımdaki en kullanışlı şeyin Valencia'dan ayrılırken alsam mı almasam mı diye çok kararsız kaldığım yazlık uyku tulumum olduğunu anlıyorum. Yatağın içinde, uyku tulumunun derinliklerine doğru gömülerek geceyi geçiriyorum.

Fes turuna başlamadan önce naneli yeşil çaylar yudumlanıyor.

Sabah, kent kapıları açılında şehir turumuza başlıyoruz tabii ki öncesinde taze naneli çaylar yudumlanıyor. Fes, Fas'taki "Dünya Mirası" ilan edilen ilk kent ve Dünya'nın en büyük araçsız kentsel çevresinden biri olarak kabul ediliyor. Dar ve kalabalık sokakların iki yanına dizilmiş dükkanlarda ne ararsanız bulabilirsiniz; deri çantalar, kıyafetler, babouches denilen ucu sivri ve biraz kalkık rengarenk deri terlikler, deri sandaletler, şallar, kumaşlar, görüntüsü bile lezzetli çeşit çeşit tatlılar, her Faslı'nın üzerinde gördüğünüz djellaba denilen sivri uçlu kapüşonlu uzun cübbeler... Tüm bu renk ve doku cümbüşüne bir de; cami kapılarının muhteşem ahşap oyma işçiliği, kare kesitli minarelerin desenli ve renkli seramik motifleri eşlik ediyor.

Fes sokaklarından kareler.

Fes’in önemli özelliklerinden biri; deri sanayinin diğer şehirlere göre daha gelişmiş olması. Şehirde dört tane tabakhane bulunuyor ve bazılarında boyama, bazılarında ise deri işlenmesi yapılıyor. Gezerken yanımıza yerel biri geliyor ve deri atölyesini gezmek isteyip istemediğimizi soruyor. Tabii ki bu teklifi değerlendiriyoruz ve rehberimizi dar sokaklar boyunca takip etmeye başlıyoruz. Dar geçitler, merdivenler ve avlularla birbirine bağlanan labirent gibi deri işleme atölyesine varıyoruz. Bizi ilk karşılayan şey keskin ve kötü bir koku. Bir iç avludan başlıyoruz tura; eşeklerle atölyenin kapısına yığılan deriler, arkalarına bir çeşit beyaz kimyasalın sürüldüğü koyun derileri, kuruması için üst kattaki balkonlara asılan deriler... İkinci kısım; küçük gözler halinde havuzların bulunduğu bir iç avlu. O küçük göz havuzun birinde, içindeki kimyasaldan derileri çıkartıp bir kenara yığan nispeten yaşlı bir amca... Onun gözleriyle kameramın objektifinin buluşma anında biraz çekiniyorum, utanıyorum. Başka odacıklar, avlular, çatılar birbirini izliyor. Benzer tablolar; zor ve sağlıksız çalışma koşulları...

Deri atölyesinden manzaralar.

Turist olduğunuz her halinizden belli olduğu için birilerinin yanınıza gelip bir şeyler satmaya çalışmaları çok olağan. Fakat insanların teklifleri her zaman deri atölyesi turu olmayabiliyor. Yasa dışı olduğu halde, yerel ekonomiye büyük katkısı olan "kif" yani haşhaşa dayalı tekliflerle de karşılaşabilirsiniz. Bu konunun meraklılarına gitmeden önce şu yazıya göz atmalarını öneririm.

Zaman:
10-17 Şubat 2011

Rota:
Valencia
»Marakeş»Tanaghmeilt»Fes»Chefchaouen»Rabat»Marakeş»Valencia

Kadro:
5 kişi

Ulaşım:
Valencia-Marakeş: Uçak (Ryanair 15
)
Marakeş ve sonrası: Kiralık araç (6 günlük 230€)
Marakeş-Valencia: Uçak

1 kişi için uçak bileti dahil tüm harcamalar toplamı: 240€
(Tabii ki bu fiyat İspanya'dan yapılan bir gezi için. Türküye'den yapılacak bir gezide uçak biletlerinin pahalı olması bu bütçeyi etkileyecektir. Ama belirtmem gerekir ki genel olarak yeme-içme ve kalmaya çok fazla para harcamayacağınız bir gezi rotası çünkü Fas ucuz bir ülke, özellikle de Avrupa'ya kıyasla)

* Marakeş'te Jemaa el-Fnaa meydanındaki karmaşaya dahil ol!
* "Souk" denilen pazara dalıp, renkler, dokular, kokular arasında kaybol!
* Deri çanta,sandalet al! (Genelde alışverişe dayalı olmaz gezilerim ama burası alışveriş için harika! Hem ucuz hem de çok orjinal)
* Medina dışına çıkıp Fas'ın modern yüzüyle tanış!
* Ouzoud şelalelerinde 110 metreden akan suyu izle ve dinle!
* Geleneksel Berberi yemeği olan tajin ye!
* Taze naneli yeşil çay iç!
* Fes'te deri işleme veya boyama atölyesine git!
* Chefchaouen'un mavi-beyaz dar sokaklarında huzur içinde kaybol!
* Rabat'ta Kasbah of the Udeyas'ı gez ve Atlas okyanusunu izle!


Benim bu gezide yapamadığım ama sizin yapmanızı tavsiye ettiklerim;
* Atlas okyanusu kıyısındaki Essaouira şehrine gidin!
* Sahara Çölü ile Marakeş arasında terkedilmiş bir yerleşim olan Kasbah Telouet'e gidin!
* Berberi dilinde çölün kapısı anlamına gelen, dünyanın en büyük film südyosundan biri olan Atlas Studios'un bulunduğu ve Game of Thrones da dahil olmak üzere birçok tarihi film çekimlerine ev sahipliği yapmış Ouarzazete'e gidin!
* Sahra çölü olan Erg Chebbi'ye gidin, hatta bedevilerin düzenlediği birkaç günlük çöl turlarına katılın!


Önceki Yazı
Sonraki Yazı

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğüm Diğer Yazılar

X

Facebook Sayfamızı Beğenin!

facebook.com/sezinlegez