Mavi Masal Chefchaouen

Yine yola çıkma vakti geliyor. Sıradaki şehir benim görmeyi en çok istediğim yer; Chefchaouen. Eteklerinde kurulduğu dağın keçi boynuzlarını andıran şekli, şehre adını veriyor. "Chef Chaouen" berberi dilinde "boynuz" kelimesinden türetilmiş.

Şehrin uzaktan görünüşünde beyazın hakimiyeti var.

Artık iyice kuzeye, Cebelitarık Boğazı'na yakınlaşıyoruz. İspanya ve Fransa'dan feribotların varış noktası olan Tangier şehrine 110 km, yaklaşık 1.5 saatlik mesafedeyiz. Her zamanki gibi önce kalacak yer ayarlıyoruz. Fes’e kıyasla çok kolay otel buluyoruz burada. Arabayı park edip birkaç yüz metre yürümemiz güzel bir otel bulmamıza yetiyor. Bulduğumuz yer yine küçük bir "riad"; iki katlı, iç avlulu, renkli çinilerle kaplı.

Mavi, hiç bu kadar heyecan verici olmamıştı.

Eşyalarımızı bırakıp bu küçük kasabayı; biraz önce yağan yağmurda ıslanmış, mavili beyazlı, dar sokaklarında keşfe çıkıyoruz. Chefchaouen’nun akşam manzarası bile o kadar güzel ve büyüleyici ki ertesi gün güneş ışığı altında neler görebileceğimin hayali bile heyecan verici.

Mavi şehir ve kediler.

Ve ertesi gün geliyor, güneş ışığıyla beraber! Chefchaouen tamamen turkuaz renginin iki, üç tonu ve beyaz renkle kaplı; sıvalı yamuk yumuk duvarlar, merdivenler, sokaklar, kapılar, pencereler… Sanki anlatılan bir masalın gerçeğe dönüşmüş hali gibi. Denize kıyısı olmamasına rağmen bu masalsı kasaba; mavi-beyaz sokakların birinden köşeyi döndüğünüzde veya merdivenleri inip başınızı kaldırdığınızda; en az evler, sokaklar, merdivenler, kapılar kadar masmavi bir denizle karşılaşacakmışsınız hissi yaratıyor. Sanki denizin yokluğunda, gökyüzünün rengini yansıtmayı bu kasaba üstlenmiş.

Bir masalin gerçeğe dönüşmüş hali gibi Chefchaouen.

Bu gerçeküstü kent, aslında Fas’ta gördüğüm en gerçek yer; sokaklarda top oynayan çocuklar, eşeklerle yük taşıyan esnaf, ellerinde pazar torbalarıyla gezen teyzeler, yetiştirdikleri malları pazarda satanlar… Gerçek hayat her yerde nasıl yaşanıyorsa burada da öyle yaşanıyordu tek bir farkla; insana huzur veren mavi tonlar eşliğinde… Şuana kadar bulunduğum yerlerin sıralamasını yaparsam eğer; Chefchaouen tereddütsüz ilk sırayı alır!

Zaman:
10-17 Şubat 2011

Rota:
Valencia
»Marakeş»Tanaghmeilt»Fes»Chefchaouen»Rabat»Marakeş»Valencia

Kadro:
5 kişi

Ulaşım:
Valencia-Marakeş: Uçak (Ryanair 15
)
Marakeş ve sonrası: Kiralık araç (6 günlük 230€)
Marakeş-Valencia: Uçak

1 kişi için uçak bileti dahil tüm harcamalar toplamı: 240€
(Tabii ki bu fiyat İspanya'dan yapılan bir gezi için. Türküye'den yapılacak bir gezide uçak biletlerinin pahalı olması bu bütçeyi etkileyecektir. Ama belirtmem gerekir ki genel olarak yeme-içme ve kalmaya çok fazla para harcamayacağınız bir gezi rotası çünkü Fas ucuz bir ülke, özellikle de Avrupa'ya kıyasla)

* Marakeş'te Jemaa el-Fnaa meydanındaki karmaşaya dahil ol!
* "Souk" denilen pazara dalıp, renkler, dokular, kokular arasında kaybol!
* Deri çanta,sandalet al! (Genelde alışverişe dayalı olmaz gezilerim ama burası alışveriş için harika! Hem ucuz hem de çok orjinal)
* Medina dışına çıkıp Fas'ın modern yüzüyle tanış!
* Ouzoud şelalelerinde 110 metreden akan suyu izle ve dinle!
* Geleneksel Berberi yemeği olan tajin ye!
* Taze naneli yeşil çay iç!
* Fes'te deri işleme veya boyama atölyesine git!
* Chefchaouen'un mavi-beyaz dar sokaklarında huzur içinde kaybol!
* Rabat'ta Kasbah of the Udeyas'ı gez ve Atlas okyanusunu izle!


Benim bu gezide yapamadığım ama sizin yapmanızı tavsiye ettiklerim;
* Atlas okyanusu kıyısındaki Essaouira şehrine gidin!
* Sahara Çölü ile Marakeş arasında terkedilmiş bir yerleşim olan Kasbah Telouet'e gidin!
* Berberi dilinde çölün kapısı anlamına gelen, dünyanın en büyük film südyosundan biri olan Atlas Studios'un bulunduğu ve Game of Thrones da dahil olmak üzere birçok tarihi film çekimlerine ev sahipliği yapmış Ouarzazete'e gidin!
* Sahra çölü olan Erg Chebbi'ye gidin, hatta bedevilerin düzenlediği birkaç günlük çöl turlarına katılın!


Önceki Yazı
Sonraki Yazı

İlginizi Çekebileceğini Düşündüğüm Diğer Yazılar

X

Facebook Sayfamızı Beğenin!

facebook.com/sezinlegez